Farkında Yaşam | İşe Dönüş Hüznü: Fantazya’dan Plazaya
farkındalık, farkindalik, mindfulness, işyeri, psikoloji
606
post-template-default,single,single-post,postid-606,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode_grid_1300,qode-content-sidebar-responsive,qode-theme-ver-10.1.1,wpb-js-composer js-comp-ver-4.12,vc_responsive

İşe Dönüş Hüznü: Fantazya’dan Plazaya

Birçok kişiye hafta sonundan Pazartesi’ye geçiş bile zor geliyor. Hatta bu yüzden “Pazartesi Sendromu” diye bir tanım bile var. İki günlük tatilden bile işe dönmek zor gelebilirken bunun büyük çaptaki versiyonu daha da zorluyor tabii. Hafta sonundan daha uzun süreli, nadir çıkılabilen, uzun süre yenisini beklemenizi gerektiren tatillerden dönmeyi kast ediyorum.

Bugün de birçok kişi için böyle bir gün: uzun bir bayram tatilinden, belki de yaz tatilinizden döndüğünüz gün. Hatta bu duruma da bir isim verilmiş bile: “Back to Work Blues” yani “İşe Dönüş Hüznü”.

Peki, bu durum sizi nasıl etkiliyor?
  • Hiçbir şeyden memnun olmuyor sürekli geçirdiğiniz günlere özlem duyarak bu gününüze lanet mi ediyorsunuz?
  • Güzel bir tatil geçirdiğiniz için memnun ama sorumluluklarınıza geri döndüğünüz için biraz buruk musunuz?
  • İşinize geri dönmek size ceza gibi mi geliyor?
  • Tatilin tadı başka olsa da işe dönmek normal hatta bazen keyifli mi geliyor?
  • Uyku düzeninizin bozulmuş olması ve aylaklığa alışmış olmanız dışında çok zorlanmıyor musunuz?

Bu soruları kendinize sorduğunuzda ne ortaya çıktı?

Geri döndüğünüz iş hayatınıza lanet eder bir halde misiniz, yoksa normal karşılıyor ve kısa sürede alışacağınızı mı düşünüyorsunuz?

Kısa sürede alışacağınızı düşünüyorsanız:

O zaman sıkıntı yok. Birçok kişi tatil dönüşü düzen değişikliğine bedenen ve zihnen alışmak için biraz zamana ihtiyaç duyar. Bunu kabul etmek ve vücudunuza iyi davranmak (örn. Uyku ve yeme düzeninize dikkat etmek, egzersiz yapmak) ve zihninize iyi davranmak (örn. Meditasyon yapmak, bunaldığında kendine küçük molalar verebilmek ve kendine şefkatle yaklaşmak.) faydalı olacaktır.

Meditasyon yapmaktan kastım işi gücü bırakıp uzun süreler harcamak değil. Birçok kişi meditasyonu uzun süreli, belirli bir oturuş ya da uzanma gerektiren, ruhani bir uygulama zanneder. Oysa bizi sürekli olduğumuzdan andan uzaklaştıran zihnimizin peşinden ayrılabilmek için yaptığımız bir şeydir meditasyon. Uzun bir süre de gerektirmez, 1-2 dakikalık bir meditasyon bile ihtiyacınızı karşılayabilir. “On Nefes Al”, “Çapa At” ve “Beş Şeyi Fark Et” egzersizlerini işyerinde de kolaylıkla uygulayabilirsiniz. Bu egzersizleri incelemek için buraya tıklayabilirsiniz.

İş hayatınıza lanet eder bir haldeyseniz:

Tatil dönüşü birçok kişi işinden nefret ettiğini düşünür. İş değiştirmesi gerektiğine inanır. Şimdi kendinizi işinize lanet etme döngüsüne sokmadan önce bir soluklanın: Gerçekten işinizden nefret ediyor musunuz yoksa bir anda sorumluluklar ağır mı geldi?

Birçok kişi için cevap ikincisidir. Bu durumda kendinize bunun geçici bir durum olduğunu ve yeniden düzeninize uyum sağlayacağınızı hatırlatmakla başlayabilirsiniz. Sorumluluğun birçok kişi için minimum olduğu bir zamandan çıkıp da bir anda yapılacak onca işle karşılaşmak hemen herkes için kaygı verici olabilir. Ancak bunu daha önce de atlattınız şimdi de geçecek. Eğer çok şiddetli bir rahatsızlık duyuyorsanız veya uzun süre geçmiyorsa daha temel sorunları araştırmak gerek.

Mesela işinizden gerçekten memnun değilseniz, o zaman tatilden işe döndüğünüzde yaşadığınız bunalımlı hal sadece işe dönmekle değil, işinizi anlamlı bulmamanızla ilgili olabilir. Bu durumda izlenecek yol ayrı bir yazının konusu olabilecek kadar uzun. Bu sebeple bunu başka bir yazıya bırakıyorum.

Huzurlu, mutlu çalışmalar diliyorum.

Mine Hasırcı

No Comments

Post A Comment